20.02.2019 BASIN TOPLANTISI

BİZLER, TÜRK İNSANININ HAYATININ HUZURUNU, GÜVENLİĞİNİ VE REFAHINI SAĞLAMAYI EN ÖNEMLİ GÖREV BİLDİK.

Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bizler; Türk insanının hayatının huzurunu, güvenliğini ve refahını sağlamayı en önemli görev bildik.”

Genel Başkanımız Mustafa Destici genel merkez binamızda düzenlediği basın toplantısında ülke ve dünya gündemini değerlendirdi. Genel Başkanımız Mustafa Destici, “Bizler; Türk insanının hayatının huzurunu, güvenliğini ve refahını sağlamayı en önemli görev bildik.” dedi.

Kıymetli basın mensupları, değerli hanımefendiler, beyefendiler ve kıymetli vatandaşlarımız…

Sözlerime başlarken, hepinizi saygıyla sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum.

Basın toplantımıza hepiniz hoş geldiniz.

99 yıl önce, Türk Siyasi Tarihi’nin gururu olan Türkiye

Büyük Millet Meclisi toplanarak milletin mukadderatına el koymuştur.

Yıllarca süren fedakârlık mesaisi sonucunda, Kurtuluş Savaşı’nı idare edip kazanarak, “Gazi Meclis” unvanını almıştır.

Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni unutulmaz kılan vasıf;

Kula kulluk yerine, Hakka kulluk etmeyi şiar edinmesiydi.

Vatanın birliğini ve beraberliğini namus bilen Kuvay-ı Milliye

ruhunun, her şeyden önce iman, hürriyet ve bağımsızlık esasına dayanan, şerefli bir milli siyaset çizgisiydi.

Yokluğa, baskıya ve zulme mahkûm edilen Anadolu Türklüğünün yeniden varoluş biçimiydi.

Orta Asya’dan ilahi bir randevuya koşarcasına Batı’ya akan bir milletin, bin yıllık yurdu Anadolu’dan sökülüp atılmak istenmesine karşı, son damla kanına kadar direnişinin sembolüydü.

Türk’ü, Anadolu’nun ötesine sürmek isteyen emperyalistlere karşı bu büyük milletin,

Kuvay-ı Milliye ruhunu bir destana dönüştürerek, Anadolu yaylasına bir daha silinmemek üzere nakşetmesiydi.

Gazi Meclis’imizden bugünlere ve yarınlara emanet edilmiş bu anlayış, dün olduğu gibi bugün de tazeliğini korumaktadır.

O zor günlerde, adeta tırnaklarımızı geçirerek tutunduğumuz bu coğrafyada, Kuvay-ı Milliye Ruhu’nun eksikliğini hissetmekteyken,

Milli irade kavramı; adeta demode olmuş, günlük hayattan kovulmuş, sadece sembolik bir kavrama dönüşmüş bir hale gelmişken,

100 yıl sonra, bu coğrafyada bir kez daha kurgulanmak istenen oyunlara verilen cevabın adı yine Kuvay-ı Milliye ruhu, siyaseten yansıması da “Cumhur İttifakı” olmuştur.

Büyük Birlik Partisi olarak;

Son yıllarda, vatanımız üzerinde aynı oyunların oynandığını görmüş ve 24 Haziran Seçimlerine bu koşulları dikkate alarak hazırlanmıştık.

Birliğin, beraberliğin, devlet aklının, milli bekanın eksene alındığı Cumhur İttifakı’na dahil olmuş ve devletin, milletin, Yeni Kapı Ruhu’nun yanında taraf tutmuştuk.

Çünkü Cumhur İttifak’ının; yalnızca mutabakat zemini değil,

Aynı zamanda, 15 Temmuz darbe kalkışmasına, ihanet hesaplarına, PKK – FETÖ – DAEŞ – DHKPC ve El Kaide gibi terör örgütlerinin aynı anda saldırılarına,

Emperyalistler ve onların yerli işbirlikçilerinin, Türkiye’yi bölme, parçalama ve geriye götürme planlarına Yüce Türk Milletinin “dur demesi”nin adı olduğunu çok iyi biliyorduk.

Yine, “yerel seçimlerde iş birliği” adı altında yapılan bazı ittifak görüşmelerinin başladığı zamanlarda, aynı düsturu ilke edineceğimizi en başından ilan etmiştik.

Bizler, kurulduğumuz günden bu yana; milletimizin yanında olduk ve milletimizin yararına olacak her türlü gelişmeye sonuna kadar desteğimizi sunduk.

Bizler; Türk insanının hayatının huzurunu, güvenliğini ve refahını sağlamayı en önemli görev bildik.

İşte bu sebeple; aldığımız kararlarda, siyasi kâr-zarar hesapları yapmayız ve rotamızı bu istikamet üzerine asla kurmayız.

Bizleri ufak tefek siyasi hesap yapmakla suçlayanlara da söyleyeceğimiz tek şey;

Siyasi ve vicdani yönümüzü belirleyen en önemli olgunun, milletimizin gönlünden geçenler olduğudur.

Ülkemizin önünde büyük meseleler çığ olmuşken, bekamıza yönelik tehditler daha da artmışken;

Talip olunacak belediye yönetimi sayısından çok daha önemli olan,

Ülke meselelerinin çözümü, Türkiye’yi yeni ufuklara taşıyacak ve değişen dünyada öncü bir ülke haline getirebilecek projeleri hayata geçirmek olmalıdır.

İşte bu düşüncelerden hareketle safımızı belli etmeye; milletin önceliklerini, kendi egolarımızın ve parti menfaatlerimizin önünde tuttuk.

Büyük Birlik Partisi olarak; 30 Büyükşehirde Büyükşehir Belediye Başkan adayları çıkarılmamasına ve Cumhur İttifakının adaylarının desteklenmesine karar verdik.

İlçelerde ise İlçe Belediye Başkan Adayları ve İlçe Belediye Meclis Üyesi Adaylarımızla sahadayız.

Rize ve Osmaniye başta olmak üzere aday göstermediğimiz diğer belediye başkanlıklarında da Cumhur İttifakının adaylarını tercih edeceğiz.

Biliyorsunuz; Ağrı, Batman, Bingöl, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Siirt, Şırnak ve Tunceli illerimizde İl Belediye Başkan adayı göstermedik.

Bu kararımızın arkasında, terör örgütünün siyasi uzantısı HDP’nin kazanma ihtimali olduğu illere karşı bir önlem alma stratejisi yatmaktadır.

Az önce ifade ettiğim iller dışındaki, bütün il, İlçe ve Beldelerde, Belediye Başkanı Adaylarımızla ve Belediye Meclis Üyesi Adaylarımızla milletimizin önündeyiz.

Büyükşehir olmayan illerimizin bütün ilçelerinde, eksiksiz olarak İl Genel Meclisi Adaylarımız olacak.

Kıymetli arkadaşlar;

Türk milletinin geleceğine kast eden terör örgütünün siyasi uzantılarıyla ortak hareket eden, onlarla aynı kayığa binen partilere karşı bu duruşumuz tabi ki Cumhurun tarafında durmak olacaktır.

Zaman hesap, kitap yapma zamanı değildir.

Zaman boşa hamaset yapma, önü arkası bir yere varmayan cümleler kurma zamanı değildir.

Zaman, fedakârlık ve özveri zamanıdır.

Zaman, elini taşın altına koyma zamanıdır.

Devletin Bekası, ülkenin bütünlüğü, milletin istiklali ve istikbali öncelikli anyaşımızdır.

Cumhur İttifakı’na ve Yeni Kapı Ruhu’na bağlılığımız ekseninde uygulayacağımız bu politikayla,

Büyük Birlik Partisi olarak vatanımız ve milletimiz için elimizden gelen fedakârlığı yapacağız.

Memleketimizin her metrekaresinde vicdanların sesini, icraata ve hizmete dönüştüreceğiz.

İnanıyorum ki, milletimizin bizden beklentisi budur.

Üstad Abdurrahim Karakoç’un dediği gibi;

Toz konmasın sakın sana

Hakkı geçer halkın sana

Gücenmesin yakın sana

Uzak senden incinmesin.

Büyük Birlik Partisi,

Dün olduğu gibi, bugün de yarın da Özümüz Millet Sözümüz Hizmet anlayışıyla Türk Milleti’nin arzusu istikametinde bulunmaya ve milletimizin gösterdiği doğrultuda yürümeye devam edecektir.

31 Mart Yerel Seçimleri’nin, Alperenlerimize, vatanımıza ve kahraman milletimize hayırlı, uğurlu olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.


MERYEM ÜNSAL hakkında 99 makale
BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ KADIN KOLLARI GENEL BAŞKANI 30 05 1980 yılında Ankara’da dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini Ankara’da tamamlandıktan sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimini bitirerek üniversite eğitimini tamamladı. Dil ve mesleki eğitimi için yurtdışında eğitimlerine devam etti. Türkiye’de çeşitli firmalarda muhasebe finansman alanında üst düzey görevlerde bulundu. 2003 yılında evlenerek 2004 yılı itibariyle aile şirketi olarak yurtdışına açıldı. Şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun isteği üzerine Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde aktif görevler aldı İngilizce Rusça ve yerel Türk dillerini bilmektedir Bulunduğu ülkelerin devlet üniversitelerinde Türk İslam sentezi, tuğran ve milliyetçilik, Türk dünyasının geleceği konulu seminerlere katılıp Şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun Büyük Birlik çatısı altında Kızılelma, büyük tugran, Türk İslam sentezi yolunda çeşitli seminerler düzenlemiştir. Evli ve üç çocuk annesi olan Meryem Ünsal MKYK üyeliği ve BBP Kadın kolları genel başkanı olarak görevine devam etmektedir.